CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Bir e-posta göndermek aslında çevreye ne kadar zarar veriyor, biliyor musunuz?

Bir e-posta göndermek basit gibi gözükse de, çevresel etkisini hesaplarken işler hiç de göründüğü kadar kolay değil. Her gönderdiğimiz “Merhaba” dünyanın karbon dengesinde minik bir taş oynatıyor! Peki, gerçekten bir e-posta çevreye ne kadar zarar veriyor?

E-postaların Görünmeyen Karbon Ayak İzi

Her gün milyonlarca, hatta milyarlarca e-posta gönderiyoruz. Basit bir kutuda başlayan bu dijital ileti, farklı cihazlardan geçiyor, sunucularda depolanıyor, bazen okuma sırasında tekrar indiriliyor. Ancak çevresel etkisi; hangi cihazda yazıldığı, hangi servis ile gönderildiği, içinde ne kadar bilgi olduğu (başlıktan imzaya, ekler dahil), alıcının bunu okuması için harcadığı süre ve yolu üzerindeki tüm altyapılarla değişkenlik gösteriyor. Konu sadece içeriğin ne kadar ağır olduğu değil, aynı zamanda iletimi ve depolanması için gerekli olan tüm elektriğin nereden ve nasıl üretildiğiyle de yakından ilgili.

Bu kadar faktör olunca, iş karmaşıklaşıyor. Yine de birkaç uzman ve araştırma, meselenin özünü ortaya koymak için kolları sıvamış durumda. Ama küçük bir sorun var: Pek çok ciddi çalışma, hızla değişen teknoloji yüzünden çabucak eskiyor ve yeni altyapılarla enerji kullanımı hızla düşüyor. Analizler güncellenmek zorunda.

Bir E-Posta Kaç Gram Karbon?

Karbon ayak izinin hesaplanmasında başı çekenlerden biri, karbon ayak izi uzmanı ve yazar Mike Berners-Lee (evet, internetin mucidi Tim Berners-Lee’nin kardeşi!). Onun tahminlerine göre bir e-posta, filtreye takılan basit bir spam’den (yaklaşık 0,03 gram CO2e), 10 dakikada yazılan, 100 kişiye giden ağır bir mesaja kadar 0,03 – 26 gram CO2 eşdeğerinde emisyona yol açabiliyor.

Arada ise:

  • Akıllı telefondan gönderilen, kısa ve sade bir e-posta: Yaklaşık 0,2 gram CO2e.
  • 10 dakikada yazılıp, 3 dakikada okunup bir dizüstü bilgisayardan gönderilen uzun bir e-posta: Hemen hemen 17 gram CO2e.

Tüm e-postaların toplamına bakarsak; 2021 yılında dünyada günde gönderilen 320 milyar e-postanın yarısı spam! 2019’da ise tüm e-postalar yaklaşık 150 milyon ton CO2e üretmiş, bu da küresel emisyonların %0,3’üne denk geliyor.

Fransa’nın çevresel dönüşüm ajansı Ademe, biraz daha yüksek değerler veriyor: Basit bir e-posta için 4 gram, ekli bir e-posta içinse tam 35 gram CO2e.

Biraz daha düşük tahminlerle gelen Basile Fighiera ise (sayısal sadelik danışmanı, ölçüm uzmanı), 4G üstünden akıllı telefonla ek olmadan atılan kısa e-posta için 0,4 gram CO2e, 10 MB ekli kısa e-posta için 1,8 gram ve 1 MB ekli kısa e-posta, bilgisayardan ve Wi-Fi üzerinden gönderildiyse 3,3 gram CO2e hesaplıyor.

İlginç olan ise, bu 3,3 gramın:

  • %69’u yazmak için kullanılan bilgisayarın üretiminden,
  • %23’ü okumak için kullanılan bilgisayardan,
  • %5’i yazarken harcanan elektrikten,
  • %2’si okurken harcanan elektrikten,
  • %0,5’i ağ üzerinden transferden,
  • %0,5’i ise depolamadan

kaynaklanıyor. Yani asıl mesele, kullandığınız cihazların üretiminde!

Dünyayı Kurtarmak için Kutu Sıfırlamak Şart mı?

Panik yok! E-posta trafiğine savaşa gerek yok. Elbette, 2025’te yıllık 400 milyar mail sınırına ulaşabiliriz, ama “dijital sadelik” adına birkaç zararsız alışkanlıkla bu etkileri azaltabiliriz:

  • Gereksiz e-posta göndermemek (bir e-posta gitmediyse, kesinlikle çevreyi kirletmez!),
  • “Herkese Yanıtla” fonksiyonunu mantıklı kullanmak (herkesin inutil gereksiz bilgiye ihtiyacı yok ve inanın, arkadaşlarınız size teşekkür eder),
  • Ekleri sıkıştırıp, imzaları sadeleştirerek e-postaları mümkün olduğunca hafif tutmak,
  • Mümkünse düz metin kullanmak (HTML yerine),
  • Uzayan mesajlaşmalardan eski konuşma geçmişini silmek,
  • Anlamsız e-posta listelerinden çıkmak, zihni de rahatlatmak.

“Eski e-postaları silmek doğaya iyi gelir!” efsanesini tekrar masaya yatıralım: Aslında sunucu ve cihazların tükettiği enerji, toplam karbon hesabında devede kulak. Depolama, e-postanın açık ara en az zarar veren aşaması. Hatta bazı uzmanlar, bir e-postayı yıllarca unutmak silmeye göre daha az kaynak tüketiyor diyor.

Gerçek Çözüm Nerede Gizli?

Aslında işin sırrı, kullandığınız cihazların ömrünü uzatmakta yatıyor. Gerçek ekolojik tasarruf, yeni cihaz ve ürünler üretiminin azaltılmasında. E-posta savaşının, iklim değişikliğiyle mücadelede bir numaralı cephe olmadığını unutmamak lazım. Ama bu demek değil ki hiçbir şey yapamayız!

Kısacası: E-postaya her an karşı hazırlıklı olmanıza gerek yok, ama daha bilinçli kullanım çevreye iyilik katar. Her gönder tuşuna basmadan önce bir kez daha düşünmekte, gerçekten gerekli olup olmadığını sormakta ve cihazlarımızı daha uzun yıllar kullanmakta fayda var. Doğa, bu küçük farkındalığı size fazlasıyla geri verecektir!

Yorum yapın