CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Bu anne köpek, hasta yavrusunun başından asla ayrılmıyor: Sebebi duyan şaşırıyor

Bir sabah işe gelen Southeast Missouri Pets barınağı çalışanları neye uğradıklarını şaşırdı: Barınak kapısının önüne terk edilmiş bir yavru köpek! Hem de öyle sıradan bir terk ediş değil; zavallı köpecik neredeyse derisi kemiklerinin üstünde, halsiz ve ağır hasta bir haldeydi. Bu hikayenin sonu ise beklediğinizden çok daha umut dolu!

Zorlu Bir Başlangıç: Kapıda Kalan Umut

ABD’nin Cape Girardeau kentinde bulunan Southeast Missouri Pets barınağında yaşananlar, yüreklere dokunacak türden. Bir sabah işe gelen çalışanlar, kapının önünde çaresizce bekleyen bir yavru köpek buldu. Kendi haline bırakılmış olan bu minik dost, bakımsızlıktan ve hastalıktan bitap düşmüştü. Ne yazık ki yalnızca görüntüsü değil, sağlık durumu da iç karartıcıydı: Sadece derisi ve kemikleri kalmış olan yavru, köpeklerin sindirim sistemiyle kemik iliğini hedef alan parvoviroz hastalığına yakalanmıştı. Parvovirüsün ölüm oranı ise %50 ila 70 arasında değişiyor; yani kısacası, hayatta kalma şansı neredeyse yoktu!

Barınakta Sevgiyle Yeniden Doğuş

Ancak her masalın iyi kalpli bir perisi vardır ya, bu sefer de o rolü barınak çalışanları üstlendi. Hep birlikte öylesine şefkatle yaklaştılar ki, yavru köpek – orijinal adıyla Franklin – yavaş yavaş güç kazanmaya başladı. Onun mucizesi barınağın dört duvarı arasındaki sevgi ve bakıma borçlu. Franklin her geçen gün kendine geldi; hem kilosunu on artışla ikiye katladı, hem de kaybettiği enerjisini yeniden buldu. İşte bu noktada hayat ona bir şans daha vermişti.

Bir Kahramanın ve Bir Denizin Buluşturduğu Kader

Tam iyileşirken bu hikayeye başka bir kahraman daha dahil oldu: Daniel Dowling. Emekli bir Amerikan denizcisi olan Daniel, Southeast Missouri Pets’in internet sitesinde Franklin’in hikayesini gördüğünde derinden etkilendi. Denizde geçen kariyeri boyunca U.S.S. Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapmış ve bu geminin mottosu ise oldukça çarpıcı: “Yok olamaz”. Daniel, Franklin’in hayata tutunuşunda âdeta bu mottoda bir yansıma bulduğundan söz ediyor ve hislerini şöyle paylaşıyor: “Bu köpeğin enerjisi ve bulunduğu durumdan kurtulma iradesi, gemimizin sloganını bir kez daha yaşattı. Bu tam olarak içinde bulunduğumuz duruma uygundu.”

  • Küçük Franklin ve Daniel’in yolları hiç şüphesiz kesişmek zorundaydı!

Yeni Bir Hayat, Yeni Bir İsim

Franklin’in mutlu sonlu serüveninde önemli bir dönemeç daha var. Barınaktan ayrılan küçük dostlarını sevinçle uğurlayan ekipten Jenn Farmer (barınak müdürü), duygularını şöyle aktarıyor: “Onu ilk bulduğum günden, son kez kapıdan çıkardığım güne kadar çok sevdik. Daniel’in onu sahiplenmesine çok minnettarız.”

Böyle güzel bir başlangıç yeni bir ismi hak etmiyor mu sizce de? Daniel, Franklin’i artık Lincoln olarak çağırıyor. Çünkü kendi görev yaptığı gemiye bir selam da hayat dolu köpeğin adında var! Böylece Franklin, ünlü bir bilim insanından, Amerika’nın efsane başkanına; mastar notunu bir üst seviyeye taşıdı!

Sonuç: Bazı hikayeler var ki, hem kalbinizi ısıtır hem de içinizdeki umudu tazeler. Lincoln’ün (namıdiğer Franklin’in) hayatta kalma mücadelesi ve yeni ailesine kavuşması, sevginin ve ısrarlı bakımın neler başarabileceğini kanıtlıyor. Bugün belki de sizin de mahallenizde sessizce ikinci bir şans bekleyen bir can vardır. Unutmayın, küçük bir iyilik, bir canlının tüm hayatını değiştirebilir!

Yorum yapın