CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Bu teknoloji kehanetleri neden tarihe geçti: Gülmekten kendinizi alamayacaksınız

Hiç “Ben olsam ben de böyle tahmin yapardım” diye kendinizi avutmayın: Teknolojinin tarihinde öyle öngörüler var ki, onları okuyunca gülmeden geçmek neredeyse imkânsız. Efsanevi yöneticilerden Nobel’li ekonomistlere, ‘teknolojinin geleceği’ denince işler hiç de planladıkları gibi gitmemiş!

En Kötü Teknolojik Kehanetler: Kimler Neler Demiş?

Gazeteci Trung Phan, SatPost adlı bülteninin son sayısında kendi felaket ötesi tahminlerinin (örneğin 2022’ye dair: bitcoin 100.000 dolar olacak, Twitter asla özelleştirilmeyecek, Kanada Dünya Kupasını kazanır – bunların hiçbiri olmadı) ardından, “Bir dakika, benden beteri de çok var!” diyerek geçmişin unutulmaz kehanetlerine dikkat çekiyor. Hakikaten, teknolojinin Nostradamus’luğu bazen öyle işlere imza atıyor ki, öğüt olarak saklamak lazım.

  • Pascal Nègre (Universal Music CEO’su, 2001): “İnternet mi? Boşverin, asla tutmaz.” Lafı eğer duymadıysanız, yeniden hatırlatalım: Aynı yıl bugünkü dijital müzik dünyasına da inanılmıyordu.

Geçmişten Günümüze: İmkânsız Sanılan İcatlar

Gelin 1903 yılına uzanalım. Michigan Bankası başkanı, Henry Ford’un avukatına şunları söylüyor: “Otomobil bir heves; atlar ise kalıcı.” Evet, bugünkü şehirlerimizin at arabalarıyla dolu olduğu (!) ve aylık bir-iki otomobil gördüğümüz günümüzü ta o zamandan öngörmüş! Kendisi bu kehaneti, alışık olduğu bulvarlarda gittikçe azalan bisikletçileri görerek yapıyor ve otomobilin de kısa süreli moda olacağını sanıyor. Ford Motor’un yatırımını da reddediyor elbette. Ama beş yıl sonra Ford T piyasaya çıkınca işler değişiyor; tabii tren kaçmış oluyor.

Yetmedi mi? Buyrun, 1970’lerin ortasına: Digital Equipment Corporation’un kurucusu Ken Olsen, “Bir insanın evine bilgisayar almak istemesi için hiçbir sebep yok!” diyor, hem de mikro-bilgisayarlar üzerine çalışırken. Yanındaki meslektaşı ev için bilgisayar fikrini öneriyor ama kendisi asla sıcak bakmıyor. 2011’de vefat eden Olsen, bu sözlerinin ardından pişman bile olmuştur herhalde. Ama gönlünü ferah tutsun diyor Trung Phan, büyük isimler de bazen tam anlamıyla ‘vizyonsuz’ olabiliyor.

  • Intel CEO’su Andy Grove (1992): “Cep telefonunu cebine atmak ancak para kazanma hırsıyla ortaya atılmış bir saçmalık.” Intel’in mobil dünyada neden rol çalamadığına güzel bir açıklama belki de.
  • Ethernet’in mucidi Robert Metcalfe (1995): “İnternet 1996’da patlayıp sönecek bir süpernova.” Nobel’li ekonomist Paul Krugman da (1998), ona destek veriyor: “İnternetin büyümesi duracak çünkü insanların birbirine söyleyecek pek bir şeyi yok! 2005’e gelindiğinde, internetin ekonomik etkisi faksınkinden fazla olmayacak.” Hem de bunları “Neden ekonomistlerin çoğu öngörüsü yanlıştır?” başlıklı makalede yazıyor!

Teknoloji Devleri de Şaşırır: Jobs ve Diğerleri

Bir teknoloji öngörüsü listesinin Steve Jobs’suz tamamlanması olur mu? Jobs, 2003’te Spotify ya da Deezer’a benzer müzik abonelik sistemlerinin asla tutmayacağını söylüyor: “Müzik abonelik sistemi kesin iflas getirir. İsterseniz bu sisteme İsa’yı dahil edin, yine başarı elde edemezsiniz!” Rolling Stone’daki bu sözü gerçekten unutulmaz.

Kaderin cilvesi, Apple’ın kendi ürünleri de başka uzmanların diliyle defalarca küçümseniyor. 2007’de Microsoft başkanı Steve Ballmer, iPhone piyasaya çıkar çıkmaz şunu diyor: “iPhone’un pazarda önemli bir pay alması mümkün değil. 500 dolarlık bir şey bu.” Ve tabii, Apple’ın pazar payı asla ‘yüzde 2-3’ü geçmez’, Microsoft ise ‘yüzde 60-70-80 bandında’ olur diyor.

  • Bulut teknolojisine dair de benzer “Bu iş asla tutmaz” diyenler çıktı: Bugün geldiğimiz noktada o kehanetler de raflara kalktı.

Sonuç: Teknolojide Yanılmak Da Bir Sanat

Trung Phan’ın da belirttiği gibi, büyük karar alıcılar büyük yanılgılara da açık oluyor – ama onları unutmayalım ki, aynı kişiler bazen geleceğe dair çok önemli adımlar da attı, şirketlerini zirveye taşıdı ve toplumun müthiş teknolojik gelişimler yaşamasına yol açtı. Yani ne kadar emin çıkarsak çıkalım, kristal küreye bakarken sağduyudan şaşmamakta fayda var. Kim bilir, belki yarının devrimi şu an aramızdaki en az tahmin edilebilecek fikirde saklıdır?

Yorum yapın