CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Çalışma, en büyük iklim faydasını sağlamak için sulak alanların sular altında kalmasına gerek olmadığını gösteriyor

Sulak alanlar arazi alanının yalnızca %6’sını oluşturur ancak karasal organik karbon havuzunun yaklaşık %30’unu içerir. Bu nedenle sulak alanlardan kaynaklanan CO2 emisyonları küresel iklim dengesinin merkezinde yer almaktadır. Danimarka’da, Yeşil Üçlü Anlaşma kapsamında bataklıklar ve çayırlar gibi alçakta bulunan 140.000 hektarlık arazinin sular altında bırakılması planlanıyor. Bu tür alanların su ile doldurulması, topraktaki organik maddenin ayrışmasını yavaşlatacak ve CO2’nin atmosfere salınmasına izin vermek yerine toprakta tutarak sera etkisine katkıda bulunacaktır. En azından şu ana kadar gerekçe buydu.

Yorum yapın