CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Dünyanın en büyük hidrokarbon rezervi beklenmedik bir yerde bulundu!

Dünyadaki devasa petrol rezervleriyle övünürken, asıl enerji hazinemizin 1,4 milyar kilometre uzağımızda, Satürn’ün gizemli uydusu Titan’da olduğunu söylesek inanır mıydınız? Hazırsanız, hidrokarbonların sınır tanımayan yolculuğuna çıkıyoruz!

Titan: Satürn’ün Yüzlerce Yıllık Sırrı

  • Dünya’da, özellikle Rusya’da ve Basra Körfezi’nde bolca bulunan hidrokarbon rezervlerinin ötesinde, asıl ‘büyük pasta’ Titan’da saklı.
  • Bu gerçeği ilk sezebilen kişi, Katalan astronom Josep Comas i Solá oldu. 13 Ağustos 1907 günü, 750 kat büyüteçle Titan’a bakarken kenarlarındaki koyu karanlığı gözlemledi ve şunu dedi: “Bu büyük karanlık, Titan’ın etrafında çok emici bir atmosferin varlığını gösteriyor olabilir.” Eh, adam bir asır önceden haklı çıktı!

Dünya Benzeri Bir Uydunun Farkı

  • Titan, güneş sistemimizde yüzeyinde büyük sıvı alanlara sahip, kayalık yapıya sahip tek diğer cisim. Kulağa yakın geleceğin tatil rotası gibi geliyor değil mi?
  • Atmosferi ise Dünya’nınkine çok benziyor: fırtınalar, kasırgalar hatta antisiklonlar bile var. Tabii küçük bir detay var: Titan’daki ‘denizler’ aslında metandan oluşuyor, çölleri ise silikat ve hidrokarbonlarla dolu.

2013 yılında Cassini-Huygens sondası bu metan denizlerinden birinin derinliğini ölçmeyi başardı. Sonuç mu? Titan, Dünya’daki tüm petrol kuyularının 40 katı kadar hidrokarbon barındırıyor. Evet, yanlış duymadınız: Tüm petrolümüzü toplasak bile Titan’ın yanına yaklaşamıyoruz!

Uzay Madenciliği ve Hayallerin Rotası

Peki, Titandaki bu devasa enerji deposu ne işe yarar? Maalesef, mevcut teknolojiyle oralara gitmek, hele oradaki kaynakları çıkarmak pek mümkün değil. Küçük bir tahmin: O zamana kadar hidrokarbonların cazibesi de büyük ihtimalle kalmayacak, o kadar ‘sulu’ ve anlamlı olmayacak.

Ancak dev hidrokarbon rezervleri uzay madenciliği fikrine kapılarımızı açıyor. Ve bu pek de uzak bir hayal değil, çünkü NASA’nın hesabına göre; ana asteroit kuşağındaki tüm minerallerin değeri, dünya üzerindeki herkes için yaklaşık 100 milyar dolar! Kim milyoner olmak ister? Uzay versiyonu geliyor!

  • Dünyaca ünlü astronom Neil deGrasse Tyson’ın dediğine göre, insanlığın ilk trilyoneri kesinlikle asteroitlerin doğal kaynaklarını çıkaran kişi olacak.
  • Dünya’da yıllık ham metal üretimi 660 milyar dolar düzeyindeyken, asteroit madenciliğiyle elde edilen metallerin değeri ise… Evet, yanlış okumadınız: kentilyona ulaşabilir!
  • Böyle bir kaynak patlaması, son 500 yılın en büyük altın ve gümüş keşiflerinden bile daha büyük etki yaratırdı. Ekonomi tarihimiz kökten değişirdi!

Uzay Zenginliği Ve Tehlikeler

  • 2014’te Tel Aviv Üniversitesi’nden birkaç öğrenci, bir asteroitten getirilen ilk metal yükünün, altının dünya fiyatını yüzde 50 düşüreceğini söyledi.
  • Uzaydan elde edilen diğer mineraller için de benzeri bir senaryo yaşanırdı; Titan’daki hidrokarbonlar ise ilk dalgaya bile dahil olmazdı.
  • Ancak bu devasa kaynakların peşine düştükçe şunu da fark ediyoruz: Uzay, pek çok açıdan tehlikelerle dolu. Sınırsız refah hayali, bilinmez riskler taşıyor.

Sonuç olarak, Satürn’ün uydusu Titan bize bir şeyi kanıtlıyor: Evren, ihtişamıyla bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Belki bir gün, bir uydudan petrol ithal etmek sıradan bir haber olacak. Ama o zamana kadar, ihtiyacımız olan şey; merak duygusu ve evrene açılan pencerelerimizi asla kapatmamak!

Yorum yapın