CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Zamanda yolculuk mümkün mü? Bir fizikçi akılları karıştıran iddiasını açıklıyor

Zamanda yolculuk insanoğlunun en eski hayallerinden biri… Fakat bir fizikçi, “hayal” demeyi bırakıp bu meseleyi ciddiyetle tartışmamız gerektiğini söylüyor. Bilim insanlarının başı biraz ağrısa da, zamanın sırlarını çözüp geçmişe yolculuğu mümkün kılacak bir yol var mı?

Zaman Nedir: Einstein’ın Gözünden Bir Bakış

Zamanda yolculuk fikri, bilimkurgu yazarlarından tutun da en ciddi bilim insanlarına kadar neredeyse herkesi büyülüyor. Peki, biz zamanın ne olduğunu tam anlamıyla biliyor muyuz? Aslında bu konudaki modern bakış açımız, büyük ölçüde Einstein’ın genel görelilik teorisine dayanıyor. Einstein bize zaman ve uzayın aslında ayrı iki şey değil, tek bir varlık yani “uzay-zaman” olduğunu gösterdi. Fizikçiler bu teoriyi sayısız deneyle ve büyük bir titizlikle sınamış durumda. Kısacası, bugüne kadar evrenin yapısına dair en iyi açıklama elimizdeki bu model.

Peki, Zaman Makinesi Gerçek Olabilir mi?

Konuya sadece teorik olarak bakmıyoruz; fizikçiler zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olup olmadığını da tartışıyor. Hatta Einstein’ın teorisine tamamen uygun, zamanda yolculuğa izin veren matematiksel denklemler dahi bulundu. “O zaman sorun yok!” diye sevinmeden önce, bu denklemlerin gerçek dünyada uygulanabilirliği konusunda iki büyük engel var:

  • Birincisi, bir zaman makinesi inşa etmek için sıradan maddeler yetmiyor; “egzotik madde” denen, negatif enerjiye sahip, doğada görülmeyen bir maddeye ihtiyacımız var. Kuantum fiziği bize bu tür maddenin teorik olarak yaratılabileceğini fısıldasa da, pratikte bu miktar hem çok az hem de fazlasıyla istikrarsız. Şimdiye dek somut bir başarımız yok.
  • İkinci ve daha kafa karıştırıcı sorun ise, zamanda yolculuk paradoksları. Özellikle “tutarlılık paradoksu”, işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Nasıl mı? Bir zaman makinesi yapıp beş dakika geriye gittiğinizi ve makineyi geçmişte yok ettiğinizi hayal edin. Fakat… O makineyi, yok edilmeden sonra nasıl kullanıp zamanda yolculuk yaptınız? Eğer beş dakika önce makineyi yok ettiyseniz, beş dakika sonraki siz o makineyi kullanamazdı. Yani makine hem var hem yok! Kısacası: evet, gerçekten de kafa karıştırıcı!

Bazı Bilim İnsanları Paradoksları Alt Edebilir mi?

Bilimkurgu romanlarında böyle paradokslar genellikle göz ardı edilir. Kahraman asla geleceği kökten değiştirecek bir hamleye girişmez — keyfi kaçmasın diye mi, bilinmez! Ama fiziğin dünyasında bu paradokslar ciddiye alınır. Paradoxsuz bir zaman yolculuğu hayal edebilmek için, bazı fizikçiler bizzat paradoksları ortadan kaldırmanın yollarını arıyor.

Bu fikirlerden birini, fizikçi Igor Dmitrievitch Novikov ortaya atıyor. Novikov’un “kendi kendine tutarlılık ilkesi”, geçmişin değiştirilemez olduğunu savunuyor. Yani bir şekilde geçmişe gidebilirsiniz ama değiştiremiyorsunuz; doğa kanunları bu çılgınlığı engellemek için iş birliği içinde! Az önceki örnekte, makineyi beş dakika öncesinde yok etmeye çalışsanız dahi başaramazsınız ve geçmiş değişmez.

Elbette, Novikov’un ilkesi tüm paradoksları çözmüyor. İşte burada devreye Barak Shoshany ve onun iki öğrencisi giriyor. Onlar, “çoklu hikaye” yani paralel zaman çizgileri teorisiyle tüm paradokslardan sıyrılabileceğimizi iddia ediyor. Bu fikir oldukça çekici: Birden fazla paralel zaman çizgisi olduğunu varsayarsak, bir çizgide geçmişe gidip bazı olayları değiştirebiliriz; orijinal zaman çizgisi ise bozulmaz! Ancak, evrenimizin gerçekten birden fazla zaman çizgisine izin verip vermediği henüz bir spekülasyondan ibaret. Everett’in “çoklu evren” yorumu ise bu fikri şimdilik yalnız bırakmıyor.

Bilim İnsanları Nerede?

Barak Shoshany ve öğrencileri, üç yıldır paralel zaman çizgilerini Einstein’in genel görelilik teorisiyle uzlaştıracak bir teori üzerinde çalışıyor. Eğer başarılı olurlarsa, ünlü tutarlılık paradoksları tarihe karışabilir ve geçmişe gitmek —en azından teorik olarak— tartışmaya yeniden açılabilir.

Sonuç olarak: Zamanda yolculuk şimdilik laboratuvarda değil kurgu dünyasında bizi bekliyor. Egzotik maddeyi bulmadan, matematiğe meydan okuyan paradoksları çözmeden, “dede paradoksu” ile barışmadan o meşhur zaman makinesine binmek yok gibi… Fakat kim bilir, belki bir gün… Kapınızı çalan biri “Merhaba, ben senin torununum!” derse şaşırmayın.

Yorum yapın