CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Hindistan ile Pakistan arasındaki nükleer savaş ozon tabakasını yok edebilir

İklim modelleri, tropik bölgelerdeki küçük bir nükleer savaşın ozon tabakasına daha kuzey enlemlerdeki daha büyük bir nükleer savaştan daha fazla zarar vereceğini ve tüm dünyada tehlikeli ultraviyole radyasyona maruz kalmanın artacağını öne sürüyor

Nükleer savaş başlığı taşıyabilen Pakistan füzesi

Nükleer bir savaş yalnızca nükleer kışı tetiklemekle kalmayacak, aynı zamanda ozon tabakasına ciddi şekilde zarar vererek iyileşmeyi daha da zorlaştıracaktır. Şimdi yapılan bir çalışma, Hindistan ile Pakistan arasındaki nispeten küçük bir nükleer savaşın, ozon tabakasına, ABD ile Rusya arasındaki daha büyük bir nükleer savaş kadar zarar verebileceğini gösterdi.

Montreal’deki Quebec Üniversitesi’nden Zhihong Zhuo, “Küçük ölçekli bir nükleer savaşın bile çatışma bölgelerinin ötesinde geniş kapsamlı küresel yan etkiler yaratabileceğini vurgulamak istiyoruz” diyor.

Nükleer bir savaş, bombaların veya savaş başlıklarının patladığı alanları harap edecek; patlamalar, ısı ve radyasyon potansiyel olarak milyonlarca insanı doğrudan öldürecektir. Patlamalar ve yangınlar o kadar büyük olacak ki atmosfere büyük miktarlarda duman pompalanacak, güneş ışığını engelleyecek ve küresel sıcaklıkların düşmesine, yani nükleer bir kışa neden olacak.

Geçen ay Viyana’da düzenlenen Avrupa Yer Bilimleri Birliği toplantısında ekibinin sonuçlarını sunan Zhuo, “İlk birkaç yılda güçlü bir yüzey soğuması var” diyor.

Örneğin 2007 yılında yapılan bir araştırma, Hindistan ile Pakistan arasındaki savaşın neden olduğu nükleer kış nedeniyle bir milyar insanın açlıktan ölebileceğini tahmin ediyordu.

Stratosferdeki zararlı ultraviyole ışığı engelleyen ozon tabakasının hasar görmesi nedeniyle nükleer kıştan sonra toparlanma gecikecektir; volkanik patlamalar ve hatta büyük yangınlar bile ozon tabakasına zarar verebilir. Yüksek UV seviyeleri hayvanlar kadar bitkilere de zarar verebilir; bu da sıcaklıklar düzelse bile tarımdan elde edilecek verimin düşmesi anlamına gelir.

Gelişmiş iklim modelleriyle yapılan son araştırmalar, nükleer bir savaş sonrasında ozon hasarının boyutunun hafife alındığını gösteriyor. Bu nedenle, dünya çapındaki pek çok çatışmadan endişe duyan Kuo ve meslektaşları, nükleer silaha yönelmenin olası sonuçlarına bakmaya karar verdi. Önceki çalışmalardan elde edilen tahminlere dayanarak, atmosfere 5 milyon ton is salacak bir Hindistan-Pakistan nükleer savaşını ve 16 milyon ton is salacak bir ABD-Rusya savaşını modellediler. Önceki çalışmaların aksine, organik karbon gibi diğer kirleticileri de hesaba kattılar.

İklim modelleri, tropik bölgelerdeki hava sirkülasyon düzeninin, Hindistan-Pakistan savaşından kaynaklanan kirleticilerin atmosfere yükselmesine, orada daha uzun süre kalmasına ve dünya çapında daha geniş bir alana yayılmasına olanak sağlayacağını öne sürüyor.

Kuo, “Tropikal vakalarda yukarıya doğru taşıma daha güçlü” diyor. Her ne kadar kirleticilerin miktarı ABD-Rusya savaşındakinden daha az olsa da, ozon tabakası üzerindeki etkiler aslında daha büyük.

Ozon tabakasına verilen zarar, CFC’ler olarak bilinen ozona zarar veren kirleticilerin neden olduğu duruma benzer şekilde, kutuplarda en fazla olacaktır. Ancak model, tropik bölgelerde bile UV seviyelerinde yüzde 30’a varan bir artış olabileceğini, bunun da insanların ve yaban hayatının sağlığı üzerinde ciddi etkiler olabileceğini öne sürüyor.

Yorum yapın