CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Market fişlerini bir yıl boyunca sakladı ve fiyatların gerçekte ne kadar arttığını hesapladı: sonuç şaşırtıcı

Bir yıl boyunca her market alışverişinin fişini kutuda biriktiren biri, sonunda hepsini tek tek ayrıştırdı ve kendi mutfak enflasyonunu hesapladı. Bu sabır işi, gündelik alışkanlıkların fiyatlar üzerindeki gerçek etkisini gözler önüne serdi.

Resmî rakamlarla kıyaslandığında tablo hem tanıdık hem de beklenmedik ölçüde çeşitli çıktı. Bazı kalemler tahmin edilenden fazla tırmanırken, bazıları kampanyalar ve mevsimsellik sayesinde neredeyse yerinde saydı.

Yöntem ve sepet

Analizde 52 hafta boyunca toplanan 300’ü aşkın fiş, 70’e yakın temel üründe takip edildi. Sepete süt, ekmek, yumurta, yağ, peynir, makarna, bakliyat, sebze-meyve, bebek bezi ve deterjan gibi düzenli alınan kalemler kondu.

Her ürün barkod bazında, mümkün olduğunca aynı marka ve gramajla izlenerek doğrudan fiyat değişimi hesaplandı. Zorunlu marka değişimlerinde birim fiyat bazlı düzeltme uygulanıp oynaklık azaltıldı.

Ağırlıklandırma, hane bütçesinde payı yüksek ürünlere daha fazla etki verecek şekilde, harcanan tutar oranında yapıldı. Yani bir litrelik yağ, bir paket sakızdan daha yüksek ağırlığa sahipti.

“Beni en çok şaşırtan, aynı rafın içinde hafta hafta oynayan gizli dalgalar oldu,” diyor kaydı tutan kişi. “Kampanyalar kısa vadede rahatlatıyor ama yıl toplamında etkisi zannettiğim kadar büyük değil.”

Resmî verilerle karşılaştırma

Bir yıllık döngünün sonunda hane sepetindeki ortalama fiyat artışı yüzde 58 civarında ölçüldü. Aynı dönemin resmî göstergesi daha düşük seyrederken, farkın kaynağı sepet bileşimi ve ikame davranışlarında bulundu.

Gıda içindeki ağırlığı yüksek yağ, peynir ve deterjan gibi ürünler, çift haneleri aşan artışlarla genel ortalamayı yukarı çekti. Buna karşılık makarna, un ve bazı bakliyat gruplarında dönem dönem kampanyalar artışı yumuşattı.

  • Ayçiçek yağı ve zeytinyağında kur, küresel arz ve ambalaj maliyetleriyle çift haneleri aşan kalıcı tırmanış gözlendi.
  • Peynir ve tereyağında süt girdi maliyetleri ve soğuk zincir etkisiyle istikrarlı bir artış izlendi.
  • Deterjan ve temizlikte kimyasal, enerji ve lojistik fiyatları kaynaklı süreğen yükseliş kaydedildi.
  • Taze sebze-meyvede hava koşullarına bağlı güçlü mevsimsellik, aylık oynaklığı ciddi biçimde artırdı.
  • Kasa kampanyaları ve sadakat indirimleri kısa vadede görünür düşüş yaratsa da yıllık ortalamada sınırlı bir etki bıraktı.

Bir ekonomistin ifadesi bu tabloyu pekiştiriyor: “Herkesin gerçek enflasyonu kendi sepetinde yaşanır. Resmî endeks, ortalama bir hikâye anlatır; sizin hikâyeniz farklı ilerler.”

Görünmez artışlar: gramaj ve kalite

Fiyat etiketindeki rakam sabit kalırken paket gramajının ufaldığı çok sayıda örnek saptandı. 1000 ml içeceklerin 900 ml’ye, 500 g makarnaların 450 g’a indiği durumlar birim fiyatı gizlice yükseltti.

Bazı markalarda yağ oranı düşen peynirler ve incelen ambalajlar “aynı fiyata daha az kalite” hissini doğurdu. Bu da çıplak fiyat karşılaştırmasını yetersiz bırakan bir yanılgı alanı yarattı.

“Eve gelince tartmadan anlayamıyorsunuz, çünkü tasarım aynı kalıyor,” diyor kayıt sahibi kişi, “ama içerik milim milim eriyor.”

Gramaj değişimlerini yakalamak için fişle birlikte ürün etiket fotoğrafı tutmak ve birim fiyatı not etmek etkili bir yöntem oldu. Böylece görünen sabitlik içindeki gerçek artış yakalanıp tabloya eklenebildi.

Alışveriş stratejileri ve küçük dersler

Veriler, özel markaların yıl genelinde markalı muadillere göre daha ılımlı bir çizgi izlediğini, fakat kalite tutarlılığının mağaza ve partiye göre değiştiğini gösterdi. Bu nedenle tek seferlik deneme değil, sürekli izleme daha güvenli bir yaklaşım sundu.

Sadakat programları düzenli alışverişte puan biriktirse de, sepete fazladan ürün girmesine kapı araladığı an toplam faturayı büyüttü; net etki, davranışa göre değişken kaldı. Kısacası indirim, disiplin yoksa kolayca nötr ya da negatif olabiliyor.

Mevsiminde alım ve dondurarak saklama, sebze-meyvede güçlü bir maliyet tamponu sağladı. Büyük paketlerde birim fiyat avantajı olsa da israf riski hesaplanmadığında kazanç hızla silindi.

Evde küçük bir “fiyat defteri” tutmak, uzun vadede hafızanın seçiciliğini telafi eden basit ama etkili bir araç oldu. Aynı rafın karşılaştırmalı birim fiyatını not etmek, reklama değil veriye dayalı karar destekledi.

Belki en şaşırtıcı olan, her şeyin aynı hızla artmaması ve bireysel tercihlerinizin enflasyon deneyimini dramatik biçimde belirlemesi oldu. Kimileri için kahvenin payı, kimileri için bebek bezinin ağırlığı farkı bambaşka bir tablo yarattı.

Bu bir yıllık minik laboratuvar, küçük alışkanlıkların büyük sayıları nasıl etkilediğini hatırlattı ve “ölçtüğün kadar yönetirsin” ilkesini gündelik hayata taşıdı. Fişleri saklamak zahmetli görünebilir ama sağladığı netlik, kasada duyduğunuz şaşkınlıktan daha az acıtır.

Yorum yapın