CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

Bir yıl boyunca hiçbir şey satın almamaya karar verdiler: bu Bursalı aile 12 ayda 200 bin liranın üzerinde biriktirdi

Bursa’da yaşayan bir aile, bir yıl boyunca “zorunlu ihtiyaçlar dışında” hiçbir şey satın almamayı denedi ve beklemedikleri kadar büyük bir sonuç aldı. Kayıtlı harcamalarını takip eden bu kararlı insanlar, 12 ayın sonunda 200 bin liranın üzerinde birikimle yeni bir alışkanlıklar seti kazandıklarını söylüyor. “Asıl devrim, paramızdan önce zihnimizde oldu,” diyor 36 yaşındaki Ayşe.

Nereden Çıktı Bu Fikir?

Pandemi sonrası artan fiyatlar ve sürekli gelen küçük harcamalar aileyi yormuştu. Bir akşam, kredi kartı ekstreleri karşısında “Neyi neden alıyoruz?” sorusu yükseldi. O gece minimalizmle ilgili birkaç yazı ve “no-buy year” deneyimini anlatan bir video dönüm noktası oldu. “Tüketmek yerine nefes almayı öğrenmek istedik,” diyor eşi Mehmet.

Koydukları Basit Ama Sert Kurallar

İlk toplantıda net, ölçülebilir ve herkese uygulanabilir kurallar belirlendi. “İhtiyaç” tanımı ailece yazılı hale getirildi. İşte duvara asılan o kısa liste:

  • Sadece gıda, ilaç, temel hijyen, faturalar ve ulaşım gibi “zorunlu” kalemler
  • Hediyeler, kıyafet, elektronik, dekorasyon, hobi malzemesi “satın almak yasak
  • Bozulmazsa değiştirme: tamir, ödünç alma, takas öncelik taşıyor
  • Planlı menü, haftalık alışveriş ve fişleri günlük kaydetmek
  • İstekler için 72 saat bekleme ve sonra tekrar değerlendirme

İlk Ayların Sarsıntısı

İlk haftalarda alışkanlık krizi yaşandı; özellikle “küçük” kahveler ve anlık market kaçamakları. Doğum günleri, okul etkinlikleri ve komşu buluşmaları baskı yarattı. “Kendime ‘Bu bir sınav değil, seçim’ demeyi öğrendim,” diyor Ayşe. Çocuklar Ece ve Kerem, oyuncak yerine parktaki değiş-tokuş günlerini sevdi. “Arkadaşından ödünç almak satın almaktan daha eğlenceli,” diyor Kerem gülerek.

Tasarrufun Arkasındaki Mikro Alışkanlıklar

Aile önce “alışverişi” evin dışına değil, zamanın içine yerleştirdi. Haftada bir toplu yemek hazırlığı, sebzeleri dondurma ve artanları yaratıcı biçimde değerlendirme rutine dönüştü. “Plan yapınca israfa vakit kalmıyor,” diyor Mehmet. Evde basit tamir seti kuruldu; düğme dikmek, sızıntı gidermek, ayakkabı tabanı yenilemek sıradanlaştı. Kütüphaneden ödünç alma, mahalle takas günleri ve arkadaşlarla “eşya paylaşımı” ağı kuruldu. “Bir şeyi kullanmadığımız gün geri veriyoruz,” diyor Ayşe.

Rakamlar: 12 Ay, 200 Bin TL+

Yılın başında aylık harcama ortalaması 27 bin TL civarındaydı, üç ayda bu rakam 11–12 bin TL seviyesine indi. Ortalama 15–16 bin TL aylık fazla verildi ve yıl sonunda 190 bini aştı. Üstüne evde atıl duran eşyaların çevrimiçi satışıyla 22 bin TL daha geldi. Fatura optimizasyonu, enerji tasarrufu ve abonelik iptalleri ise toplamda yaklaşık 8 bin TL ekledi. Böylece 12 ayda 200 bin liranın üzerinde net birikim birikti. “Rakamlar kuru değil; her lira bir alışkanlık demek,” diyor Mehmet.

Psikolojik Etki: Eksilmek Değil, Hafiflemek

Aile, kısıtlama duygusunu “özgürleşme” hissine çevirdi. Sabahları bildirim yerine kısa bir yürüyüş ve kahvaltı sofraları çoğaldı. “Kafamızdaki istek listesi kısaldı,” diyor Ayşe. Çocuklar harçlıklarını üç kavanoza ayırdı: harca, biriktir, paylaş. “Paylaş kavanozu doldukça evde bir neşe oluyor,” diyor Ece. Anksiyete azaldı; “Almadığım gün daha sakinim,” sözü evde sıkça duyuluyor.

Topluluk ve Dayanışma Boyutu

Komşularla eşya paylaşımı bir “güven ekonomisi” yarattı. Mahallede küçük bir tamir-cumartesi geleneği oluştu. “Birlikte tamir et, birlikte öğren,” mottosu çocuklara da geçti. Aile, bayramlarda hediye yerine birlikte deneyim hediye etmeyi benimsedi; piknik, yürüyüş, ücretsiz müze günleri listeye girdi. “Para harcamadan da zengin hissedebiliyorsun,” diyor Mehmet.

Parayı Nereye Koydular?

Birikimin yarısı acil durum fonuna ayrıldı; üç ila altı aylık gider hedefi tamamlandı. Kalan tutar için düşük riskli enstrümanlar ve bireysel emeklilik alternatifleri düşünüldü. “Önce güvenlik, sonra getiri,” ilkesini korudular. Ayrıca yıl sonu için küçük bir “deneyim bütçesi” ayırıp çocuklarla birlikte kamp ve kısa bir tren yolculuğu planladılar.

Yıl Biterken Değişmeyen Tek Şey

Aile “hiç almama” yılını bitirdi ama eski hayata dönmeyi istemedi. Artık “bekleme kuralı”, “alışverişsizlik haftaları” ve “eşya döngüsü” kalıcı. “Her yeni şey evimize bir görev yüklüyor,” diyor Ayşe. Ev daha boş, zihin daha ferah, sohbetler daha uzun. “Tüketim, sessizce yönetiyordu; şimdi direksiyonda biz varız,” diye ekliyor Mehmet.

Benzer Bir Deneyi Düşünenlere Küçük İpuçları

  • Başlangıç tarihini belirleyip yazılı kurallar asın, gri alanları netleştirin ve en çok zorlanacağınız anları önceden tasarlayın.

“Bize en çok yarayan şey utandırmayan, yargılamayan küçük ölçekli adımlar oldu,” diyor Ayşe. “Bir gün almadığında pek bir şey değişmez sanıyorsun; ama yüz gün sonra evin, zihnin ve hesabın değişiyor.” Ailenin belki de en değerli cümlesi şurada saklı: “Paramız arttı ama asıl kazancımız zaman oldu.”

Yorum yapın