CEİD

Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.

TÜRKİYE'DE KATILIMCI DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN İZLENMESİ PROJESİ

«Antalyaʼda her şeyi sattık ve buraya yerleştik»: bu çift İzmirʼin dağlarındaki ücra bir köye taşındı ve bir saniye bile pişman olmadılar

Ece ve Burak, yıllarca sahil kentlerinin rahatlığında yaşadıktan sonra, Ege’nin dağ rüzgârını yüzlerinde hissetmeyi seçti. Onları İzmir’in ıssız bir köyüne götüren yol, birikmiş eşyaları değil, içlerindeki merak duygusunu taşıdı. Şehirden uzaklaştıkça kalpleri hafifledi, zamanın ise daha cömert aktığını fark ettiler.

Neden yola çıktılar

İkisi de uzun süredir gürültü ve koşturmacanın ardında kaldıklarını hissediyordu, hayatları ekran ve toplantı arasında sıkışmıştı. “Bir günün sonunda gerçekten ne hissettiğimizi unutur olduk,” dedi Ece, gözlerini uzak tepelere dikerek.

Burak için kırılma anı, sabah trafiğinde aynı yüzleri görüp kendisini yabancı gibi hissettiği gün oldu. “Hayat kısa, ama şehir bazen onu kısır döngüye çeviriyor,” diye fısıldadı, taşınma kararını pekiştiren bir kesinlikle.

Yolculuk ve ilk hafta

Antalya’daki evi, arabayı, fazlalıkları elden çıkardılar, geriye sadece işlevsel birkaç parça kaldı. “Ne kadar az eşya, o kadar net bir kafa,” dedi Ece, bagajda kalan son kutuyu kapatırken.

Köye vardıklarında akşam serinliği ve çamların reçine kokusu onları karşıladı. İlk gece, uğultusuz bir sessizlikte uyudular ve sabah, horozların düzenli çağrısıyla gülümsediler.

Köyde bir gün

Yeni yaşam, saate değil gökyüzüne bakarak akıyor, gündelik ritim doğanın diline uyuyor. Burak bahçede toprak işliyor, Ece mutfakta fermente tarifler deniyor.

  • Sabahları zeytin bakımı ve küçük bahçe sulaması
  • Öğlene doğru komşudan taze süt ve bakkaldan un
  • İkindi rüzgârında patika yürüyüşü ve kısa hasat
  • Akşam ateşinde basit çorba ve uzun sohbet

“Şehirde iki saatte eskiyen ruhum, burada on dakikada yenileniyor,” dedi Burak, eline yapışan çamuru gururla göstererek. Ece ise “Bir tencere yavaş yemek, bazen koca bir günü iyileştiriyor,” diye ekledi.

Karşılaştıkları zorluklar

İlk günlerde internet aksadı, bazı geceler elektrik kısa süreli gitti. “Bağlantı yavaş olunca sabırsızlığımız hızla ortaya çıktı,” dediler, sonra nefes almayı öğrendiklerini anlattılar.

Kış hazırlıkları düşündüklerinden zor çıktı, odun ölçmek ve istiflemek beceri istedi. Komşu Ali Amca, “Odun kuru değilse ateş küser,” deyip onlara yerel püf noktalarını gösterdi.

Komşuluk ve aidiyet

Köy kahvesinde ilk çay önemli bir eşiği aştı. “Geldiniz, hoş geldiniz,” dedi muhtar, tek bir cümleyle büyük bir kabuğu kırdı.

Kısa zamanda komşularla imece kuruldu, zeytin toplamaya eller yetti. Onlar da karşılık olarak akşam ateşinde pişirdikleri ekşi mayalı ekmeği paylaştı.

Doğanın ritmi ve iç sessizlik

Geceleri yıldızların yakın oluşu, gündüzleri rüzgârın tınısı içlerini doldurdu. “Gökyüzü büyük, mesele onun altındaki insanı küçültmesi değil, yerine oturtması,” dedi Ece.

Burak, zamanın yay gibi gerilmediğini, su gibi aktığını söyledi. “Burada herkesin yaptığı bir şey var; benimki de toprak ve ahşapla oynamak.”

İş ve sürdürülebilirlik

Uzaktan çalışmayı haftaya yaydılar, yoğun saatleri sabah serinliğine ayarladılar. İnternet için çift hatlı modem ve küçük bir güneş paneli kurdular.

Bütçeyi sade tuttular, alışveriş listesi kısa kaldı. “Çok almak yerine, iyi yapıyoruz,” dediler; bir şey bozulursa önce tamir etmeyi deniyorlar.

İçsel dönüşüm

Ece eskiden peşinde koştuğu unvanların yerini, tarif defterindeki kokuların aldığını söylüyor. “Sabır artık bir erdem değil, günlük bir araç.”

Burak, “Başarmak bazen bir şey eklemek değil, on tanesini bırakmak,” diye gülümsüyor. İkisi de pişmanlık yerine minnettarlık, acele yerine dikkat biriktiriyor.

Yarın için planlar

Bahçeye yerel tohum çeşitleri denemek, küçük bir arı kuluçkası kurmak istiyorlar. Köy okulunda haftada bir atölye yapıp çocuklara basit ahşap işleri öğretmeyi planlıyorlar.

“Buraya gelmek bir kaçış değildi, daha iyi duymaya gidişti,” diyor Ece, omzuna düşen saçını geriye atarken. Burak ekliyor: “Pişmanlık mı, yok; sadece daha az gürültü, daha çok hayat.”

Yorum yapın